31 10 2012

tufan

önüm, arkam, sağım, solum kıpkırmızı her yer aymaz bir günde ta ilk tufanda döllenmişti ya ayrılık seller bile yıkayamamıştı kirli düşleri -kaçkın. gözüm bağlı, ellerinde kan kokusu dudaklarım kenetli, uçmuyor kuşlar havada puslu yalanları bilenlerin bilenmiş iniyor böğrüne gönül verenlerin -seçkin. kimim ben? duvarımda asılı yanıtı bilemedim hep yanına çaldı gönlüm, eksikti sesim elmayı vuranlar çaldı aşkı, sahip destanlarında dip not: yer göstermektir düsturum boşluğa adın ne senin? ... Devamı

23 10 2012

tek mutlak olan karanlık çığlıklarıydı

tek mutlak olan karanlık çığlıklarıydı |  görsel 1

tek mutlak olan karanlık çığlıklarıydı tekrarlar içinde ötelenen bir düşten geriye kalan susmaz olmuştu suskunluğum, gözlerim kilitli hep bir yana bakmaktan başlangıç ve bitişler arasını dolduran sözcük kumları eksilirken birer birer, sürekli taşınmaktan yorulmuş imgeler düşerken unut çukurlarına keşfedecek ne var? yanıt : hiç. hiç kere hiç. tarih masal olmuş, masalların tarihi ise hüznünde yer bulmuş öylesine uydurma ve sırıtır her kanat çırpınışında sabahı zor etmiş bir aykırı kuşun ışık sevici sinekler gibi üşüşür hizaya sokma dürtüsünü içmiş bekçiler dertleri dürtmektir sadece ya, hep bir telaşla koparırlar bir imgeyi bedeninden tu kaka edilmiş bir soydan geliyorsundur, ya da kısaca soysuzsundur kalabalık içinde görünmez iken, sesinde ötekileşir özlemin bir ihtimal daha var : o da susmak mı dersin?   ... Devamı

24 08 2012

Kıyıda

Günler sessizce akıp gidiyor. Her yeni gün yerini sessiz bir geceye bırakıyor ve yeni bir yaşamı kucaklamak için gecenin karanlığına bırakıyor bizleri.  Şimdi bu bankta arkamızda şehrin uzayan gürültüsü ve ışıkları, önümüzde o yakamoz kıyısı derme çatma sözcüklerle kucaklıyoruz düşlerimizi. Acemi ellerim gözlerine değmek istiyor her yer değiştirişinde, ellerinse sımsıkı ve ötede... Sanki bin yıllık bir uykudan uyanırcasına bakıyor gözlerim gözlerinin gerisine. "Seninle daha çok konuşuruz böyle biz bize, böyle ayrı düşlerde...".        Devamı

24 07 2012

yaş günü

  gözlerimi kaparım gözlerine ıssız bir adaya kaçar ellerim tutar ellerini küçücük dalgaların arasında deniz,gök, güneş ve bir de özlemin   sözlerimi susarım sözün üstüne yalnız gecelere düşer gölgem gölgemdeki imini severim doğum gibi ölüm gibi sensizliği içerim   kapat sen de gözlerini yaş günü yaşarmasın hiç uç uçabildiğince yukarıya uç ki seni seyredebileyim Devamı