5/1/2010 · Kategori: Siir
Kaypak sigaranın ateşinde ışıldadı gözlerin
Karanlığa ıslık çalar gibi geçerken saatler
Korkusuz var olmaların telaşıyla hatırlar soruldu
Ürkek ve kararsız ertelemelere yağdı umutlar
Solgun benzinde kaç Kızılderili dumanı oldu özlemim
Öylesine sıkkın şarkıları dinlerken senden gizli
Hiç bitmeyecek derken elimde bir tutam tel, saçın
Bakakaldım kim? Nerede? Yahut ölüm gemisi? Hangi denizde?
Bir şimşek gibi çaktın, çaktın da kaçtın, çoktun ya sen oysa ben hiçtim
Islıklar arasında gülüşleri kadeh kadeh içtim, yaşam yolunda uçsuz bir yer gösterici
Kaç kını kırık kanadı dayadım da omzuma, omzumu yoktan var ettim kaç kere
Keskin gözlerim görmedi başka bir dünyayı senden öte, öteler sessizdi her gece
Sıyrık tenlere dokunan elim yanan bir kor oldu, her kaçış tümcesinde
Sıyrıldı tenim, çıplaklığım figüran dizelerde gül açtı, oysa açtı yüreğim tek bir söze
Kaypak sigaranın ateşinde ışıldadı gözlerin
Islıkta saklı bir karanlık gibi sırtına yaslarken imini sen sessizce
Aşk içre seğirtmelerle sallandı düşlerim, aşk içre olan sendin bilemedim
Kabulün geri dönüşü sert bir kaya gibi düştü üstüme
Korkusuz var olmaların telaşıyla çalan zil sesi
Karşıda tanımadığım bir ses, yabancı bir ten örtüsünde
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Etiketler : karanlık,ürkek,dönüş,kabul,aşk
28/12/2009 · Kategori: Siir
Dümtek sevdaların ardından açıldın denize,
Gitmek kolay değil de dönüş imkânsız
Dalgaların sesi ürküttüğünde sarıldın yılana
Lâl sevilere kuş kondurmuştun ya bir kere
Lâl oldun duymadın sesimi poz keserek
Döndün arkanı sessizce
El işi hüzünlerde kör yalnız kaldım
Cennet elmalarının tadı damağımda
Kanmıştım ya bir kere ses vermelerine
Saklandım bir kereliğine o saklı yarığa
Dalgaları umursamaksızın
Döndün arkanı sessizce
Sevi-getirmelerin uzağında
Haykırdım lağımcı bakışların gölgelerine
Hıçkırdım batan günün ardından
O kara gölge kaplamıştı ya içimi
Bir tek o ses vardı: dümtek
Karabasan gecelerinin renginde
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Etiketler : Sevda,lâl,sessiz,dalga
2/7/2008 · Kategori: Siir
al beni, götür
uzaklara
bilmediğim
bir evrene
doyurmuyor
kırıntılar
beni
yosun kokuyor
ölümüm
üşüyorum
yansımıyor
yüzüm
cam dünyamdan
yüzsüzüm
al beni, götür
hiç bilmediğim
sessizliklere
susayım...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Etiketler : balık, uzak, susmak, ölüm, sessizlik, kavanoz, evren, kırıntı, aşk
28/6/2008 · Kategori: Siir
yargısız infazda melekler
kovma telaşı ile geceye karışıyor
suskun gözleri...
gelme diyor kutsal sesi
gelme kovulursun
yasak düşlerden bile
soğuktan kızarıyor ellerim
cama dayanıyor yüreğim
çaresiz bir ölümü
unutturuyor bir umut
görünmüyor
hayali
çiçeğin
pencere önünde...
koynumda üç dal ateş
eritiyor yarını
isyanım mişli varoluşlarına
titrek, arsız bedenlerin
uyuyorum
elimde sıkıca sarıldığım balta
öldürmeye koşuyorum
her sensiz gece
öldürmeye
faili meçhul bir kurbanın
celladını
ki o zaman bir tire bir
boyanacak sahipsiz bir taşa
ve bir çiçek tomurlanacak
ıssızlığın ortasında
ki o zaman
göğsüme
sarılacak
kökleri
platonik
çiçeğin
soğutacak
kızgın
ateşini
yargısız infazda
melekler
gözlerimi sıkıca sardılar
kara tohumlarıyla
yaşamın.
gelme diyor
kovulursun
boş bir sokağa
bırakıyorlar
beni
havasız
bağırıyorum
-kimse duymuyor seni
-kimse görmüyor seni
bir tek
bir tek
yukarılarda bir çiçek
bir görünüyor
bir kayboluyor
mişli fısıltıların
arasında.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Etiketler : çiçek, ateş, infaz, yargısız, sevgi, ateş
22/4/2008 · Kategori: Siir
ne zordur sökmek tuğlaları
kendi ördüğün duvarlardan
her yer toz duman,nefes almak zor burada
yüzümde
çamurdan kaçış yolları
peşimde
gözlerinin karası
bir sevda korkusu
bir sarhoş sallanıyor gözlerinin deliğinde
delikten sızıyor
sızıları inceden
inceldiği yerden kopsun diye ağlıyor
bir bebek karnında
karnın
ağlıyor çamurlu güz akşamında
sana hapsoluyorum
bu yalnız koşuda
sana
kıskıvrak yakalanmışım
köklerime etik çiçeğim
kavuşmaz ki ellerim sana
göğsünde taçlansın düşlerim
duvarların arasında
dönemezsin yüzünü bana
biliyorum
iki hayal bir et eder mi
hayaletlerin günahında
dönemem ki yüzümü sana
biliyorum
iki can bir eder mi
biliyor musun
ellerin hala sıcak
hala ellerin…
ve bir gece uyandığımda dağlanmıştı
göğsüm
Üç ateş parçasıyla
biri sendin
biri bendim
birisiyse
Aramızdaki!
hiçliğe uyandı o gece
kulakları sağır eden
haykırışıyla kaybolmuşluğun…
söyle benden yüzünü esirgeyen
kara cübbeli
söyle!
keser mi dilimi baltan ve
susar mı yürek
satılmış varlıkların
burnuma
burnuma
burnuma
dayatılmasıyla
lâl sevdaların
korkusuyla...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Etiketler : lâl, sevda, korku, hayal, dayatma
« Önceki ::