Düş Gezgini

Ben de seni...

21/7/2009 ·

Ben de seni…

 

Hani talihsiz anlar vardır kendimizi bir anda talihli sayıverdiğimiz. O kısacık heyecanla dünyalar bizim oluverir de arkasından gelen bir boşlukla asılı kalıveririz, öylesine sallanan bir beden ve anlamsızlığın döngüsü esir alıverir. Tozar her şey ve bildiklerimiz artık yabancılaşır çoktan kanıksanmışlığın olgunluğuyla. İşte öyle bir anda elektronik posta kutusuna düşüveren bir posta, çoktan açıklara demir almış bir yalnızlığın yadsınamaz burukluğunu bir kez daha tattırırken ağzımdan dökülüveren sadece “Ben de seni…Ben de seni çok seviyorum.” oluvermişti.

 

Kaç yitik zamanda harcanmıştı sevgi sözcükleri ve sadece sevmek adına yazılmış kaç sözcük, ölü aşkların tozları üzerine serpilerek gömülmüştü derinlerin en sığ yerine, tam da dokunuverecekmiş gibi gelirken bana, kaç çözülmenin ortasında ellerimde hüzünlü terk kâğıtları ile bedenimden ayrılmış ve bir daha birleşmemek üzere uzaklara, uzağına atılmıştım.

 

Ben de seni… Her gece insafsızca tutup ellerinden aynı hikâyeyi usanmadan tekrarlıyor ve bilmediğim dillerde seviyorum seni. Bilmemenin kıvancıyla coşuyor ve sonra kucağımda biriken yaşlara anlatıyorum nasıl da büyüdüğünü her gece… Sapkın bir edayla tamamlıyor ritüelimi ve hıçkırıklar arasında saklandığın o dağa doğru yola çıkıyor ve bir kez daha koklamak için özgürce seviyorum seni demenin o baharsı kokusunu kapatıyorum gözlerimi. Oradasın ya da sadece bir sanrısın. Sanrısız sevdalara karnım tok benim zaten,  olsun.

 

Şimdi anımsamıyorsun bile

Hangi devrik tümcenin içinde yeşerdiğini

Kaçı kırık sevdalar gölgelerken

İmgeni kovalıyorsun düşlerden

Düş peşime’lere takılmıyorsun artık

Sahi çoktan seçmeli ölümler yaşatmıyor seni

Nefis nefeslerin nefsi körelttiği

Bir ebelemece diyarında tu-kaka edilmiş

İğdiş sevi dizilerinin beyaz atlısı

Tökezlese de görse seni

 

Hafif müzik, ağır sevda, ağır müzik hafif aşk

Havada kaçamak tutkuların puslu numaraları

Her kefeye göre bir kefen, ölümlerden ölüm beğen

Suçsuz sandıklarda güvelenmiş bir beyin

Can havliyle öper seni

Arka camda izci bir serseri

Sakın inme, gördüm seni

Görmemiş gibi yumarım gözlerimi

Sen iyisi mi tut uçurtmanın öte yanından

Son hız dalışa geç

Belki tutarım seni belki tutamam

Ama kısacık da olsa yanında bir deniz feneri

Deniz nerede diye sorma

Dalgalarını kışkırtır insafsız rüzgarın nefesiyle

Elimde kaç kare varsa hepsinde sen

Hepsinde senin düş hapsine girmiş ben

 

Şimdi anımsamıyorsun bile

Seni ne kadar sevdiğimi

Unut istersen

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Arkadaşına Gönder!
Etiketler : talih, sevda, unutmak, anımsamak

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

« Önceki :: Sonraki »